Müslüman Prenses Sırları Çözüyor

Müslüman Prenses Sırları Çözüyor

Sizlere bugün “Müslüman Prenses ve Yedi Kardeşler” adlı masalımızı değerli çocuklarınız için hazırladık. (Müslüman Prenses Sırları Çözüyor) adlı eseri çocuklar için severek hazırladık.. kadinvari.com dan “Müslüman Prenses” masalımızı okumadan çıkmayın…

İyilik varmış, kötülük yokmuş. Kalbinde hiç kötülük taşımayan Efsa, annesinin söylediği adrese gitmiş. Gitmiş gitmesine de, kapıyı açan kadına hayretle bakakalmış. Bu kadın kendisine yapraklara basmaması gerektiğini söyleyen teyzeymiş. Öyleyse annesi bu teyzeyi nereden tanıyordu?

Efsa’yı düşüncelere dalmış vaziyette gören teyze:

– Bir selam yok mu? Kapıda dikilip kaldın güzel kız dedi.

Teyzenin gür ve bir o kadar da huzur veren sesiyle kendisine gelen Efsa:

* Özür dilerim.. Esselamu aleykum.. diyebildi..
– Ve aleykum selam.. Buyur gel..
*Şeey.. Siz beni tanıyor muydunuz?
-Kapımı çalana kadar tanımıyordum. Ama artık tanıyorum.

Acaba teyze bu sözlerle ne demek istemiş olabilirdi? Önce tanımayıp, şimdi tanımak ne anlama geliyordu. Soru üstüne soruyla karşı karşıya kalan Efsa annesinin gelmesini heyecanla bekliyordu. Ve işte beklediği an geldi. Kapının çalmasıyla annesinin içeri girmesi bir oldu.

* Anneeee, anneeeemmmm.. Hoş geldin… Çok özledim seni… diyen Efsa annesinin boynuna atladı..

^ Canımm kızımm, bende seni çok özledimm. Bir saniye bile ayrı kalamazken, bu ayrılık çok uzun geldi banaa.

Efsa ile annesi birbirlerine sarılıp hasret giderdiler. Manidar manidar bakan teyze ise suskunluğunu bozmuyordu.

* Annecimm, bu teyzeyi sen nereden tanıyorsun?

^ Bu teyze… Ah bu teyzennn var ya.. Anlatmak mümkün mü bilemiyorum.. diyen annesi, daha fazla dayanamayarak teyzeye sarılıp ağlamaya başladı.

Bu evde duygulu anlar yaşanıyordu. Efsa durumu anlamaya çalışsa da annesini ağlarken görmeye dayanamadığı için kendisi de ağlamaya başladı.

Uzun bir sarılma sonrasında göz yaşlarının yerini tebessümler aldı. Gözler buğulu buğulu bakarken, yüzlerde beliren hasretlik rahatlıkla okunabiliyordu. Müslüman Prenses Efsa, annesini hiç böyle görmemişti. Şu anda mutlu mu yoksa hüzünlü mü çözemiyordu.

İçtiği sıcak çayla kendisine gelen Efsa’nın annesi biraz derinlere daldı ve:

^ Senin buraya gelmeni nasip eden Rabbim’in bir bildiği vardır elbet kızım. Bu zamana kadar sana anlatmadım. Demek ki zamanı gelmiş. Sen büyümüşsün, anlayacak yaşa gelmişsin. Ancak gel gör ki benim gözümde hep minik yavrum olduğun için bunu fark edememişim.. Ben gençken çok hatalar yaptım.

Çok yanlışlarım oldu. Bu gördüğün teyze var ya, bir ana gibi beni sarıp sarmaladı. Bende bu köyde yaşadım. Buralarda koşup oynadım. Ve burada büyüdüm. Annemin vakti doldu ve vefat etti. Rabbim tüm günahlarını affetsin de cennette bizleri bekliyor olsun.

Annemin gidişiyle kendimi çok yalnız hissettim. Bir boşluğa düşmüş gibi. Daha fazla namaz kılmam gerekirken, namaz kılmamaya başladım. Çok hatalar işledim. Halbuki beni Yaradan Allah, beni benden bile daha çok seviyorken bense O’na kulluk edemedim. Bomboş bir hayatın içerisine girmiştim. Hiç bir şeyden tat almıyordum.

Hatta insanlara bağırıyor, kalplerini kırıyordum. Ne kadar da yanlış..
Ben insanların kalbini kırdıkça, insanlar bana aile oldu.. Ben onlara bağırdıkça, onlar başımı okşadı. Burası öyle bir köy ki kızım, tüm kötülükleri dışarıda bırakmış. Bu Halime teyzen, bana annelik yaptı. Verdiği bunca nimetler için Allah’a şükretmem gerekirken, namaz kılmam gerekirken tam tersini yapıyordum. Namazdan uzak, Kuran okumaktan uzak, şükürden uzak kaldıkça hiç mutlu olamadım.

Ama Allah o kadar büyük ki, o kadar merhametli ki, karşıma Halime teyzeni çıkardı.. Tekrar namaza başladığımda yeniden doğmuşum gibi hissettim..Meğer namaz bir dirilişmiş..

Duydukları karşısında hayrete düşen Efsa, ne diyeceğini bilememişti. Annesinin gençken yaptığı hatalara üzülürken, Halime teyzeyle karşılaşmasına da seviniyordu. Çok karışık duygular içerisine girdi. Hem ağlıyor, hem gülüyordu. Annesine bir kez daha sarıldı:

* İyi ki benim annemsin.. Biliyorum her anne güzeldir.. Her anne mutlu olmayı hak eder.. Ama benim canım olan Sensin.. Bunca zaman bunları hiç anlatmadın bana.. Ama şuanda öğrenmek bile çok güzel bir duygu. Müslümanlığı o kadar çok seviyorum ki.. Namaz kılmayı, namaz kılarken Rabbimi hissetmeyi… Canım sıkıldığında, üzüldüğümde hemen Kur’an okumayı.. İşte sen Halime teyze vesilesiyle böyle olmasaydın, ben nasıl İslam ile tanışacaktım…

Efsa’nın hem şirin hem de masumca konuşmasını dinleyen Halime teyzeyle annesi bol tebessüm ettiler..

Katre köyünün sırları yavaş yavaş çözülüyordu. Çözülüyor çözülmesine de bir tek sorun vardı.. Yedi kardeşler hala ortalıkta yoktu.. Bakalım Efsa bu defa ne yapacaktı…

4. Bölüm sonu..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ