Müslüman Prenses ve Yedi Kardeşler

Müslüman Prenses ve Yedi Kardeşler

PAMUK PRENSES MASALINA SON!

Bugün “Müslüman Prenses ve Yedi Kardeşler” adlı masalımızı değerli çocuklarınız için hazırladık. (Müslüman Prenses) adlı eseri çocuklar için severek hazırladık.. kadinvari.com dan “Müslüman prenses ve yedi kardeşler” masalımızı okumadan çıkmayın…

İyilik varmış kötülük yokmuş. Güzel mi güzel kasaba da bir prenses yaşıyormuş. Prenses o kadar güzelmiş ki, her aynaya baktığında Allah’a güzel yarattığı için şükrediyormuş.

Prensesin simsiyah dalgalı ipek saçları varmış. Kahverengi gözleri kimi zaman zeytin siyahını andırıyormuş. Müslüman prenses bu güzel saçlarını dışarıya çıktığı zaman kapatıyormuş. Tertemiz başörtüsünü takmadan dışarıya çıkmıyormuş. Çünkü biliyormuş ki “değerli olan her şey herkese gösterilmezmiş”

Allah bizlere değer verdiğinden dolayı kapanmayı emrettiği için, prenses başını örtüp öyle gidiyormuş. Müslüman Prenses zengin ve varlıklı bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmiş. O kadar çok zenginlermiş ki ama bunu kimse bilmiyormuş.

Çünkü Prensesin ailesi zenginliğiyle hiç övünmüyormuş ve herkese yardım ediyormuş. Paraları çok olduğu için, kıyafeti olmayanlara kıyafet, yemeği olmayanlara yemek, oyuncağı olmayanlara oyuncak alıyorlarmış.

Müslüman Prenses cuma günleri mutlaka ihtiyaç sahiplerini ziyaret edermiş. Yine bir cuma günü sabahıymış. Mışıl mışıl uyuyan müslüman prenses, sabah ezanıyla uyanıvermiş. Sabah namazında tüm pencereleri açmayı çok severmiş. Çünkü sabah namazında güneş doğana kadar pencerelerin açık olmasıyla eve bereket ve rahmet girermiş.

Müslüman prenses yatağından kalkmış. Elini yüzünü yıkayıp güzelce abdest almış. Koyu yeşil baş örtüsünü örtüp, eteğini giymiş ve pencereleri açmaya başlamış.

O sırada annesi uyanıp yanına gelmiş;

-Prensesim uyanmış mı? Abdestini almış mı? Pencereleri açmaya başlamış mı? Aferin benim güzel kızıma. Allah senden razı olsun. İbadetlerini arttırsın.

-Amin annecim. Allah senden de razı olsun. Bana namazı öğrettiğin için ve sabah namazının ne kadar önemli olduğunu anlattığın için.

Bu sözler karşısında duygulanan annesi hafif tebessüm etmiş.

-Mesela neler anlatmışım ben sana bir de prenses den dinleyelim olmaz mı?

-Tabi ki annecim olmaz mı hiç. Sabah namazı bütün namazların başıdır. Sabah namazı kılınmazsa hiçbir şey yolunda gitmez. Sürekli karşına engeller çıkar. Sabah namazının sevabı da çok büyüktür. Ev nurla dolar, kalp huzurla atar. Sabah namazını kılan kimseyi Allah korur. Tüm tehlikelerden uzak kalır. Nasıl güzel anlamış mıyım annecim?

-Çok güzel anlattın benim güzel prensesim. Hep böyle namaz kılanlardan, kılıp da öğretenlerden olursun İnşallah..

-Amin inşallah annecim inşallah.

Birlikte namazlarını kılan prenses ve annesi Allah’a çokça dua ettiler. Verdiği rızıklar, yemekler, eşyalar için teşekkür ettiler.

Güneşin doğuşunu birlikte izleyip kahvaltı hazırlamaya geçtiler. Prenses;

-Annecim bugün kahvaltıda ne yiyeceğiz? diye sordu.

-Bugün ki rızkımız ne ise onu yiyeceğiz kızım.

Annesinin böyle bir cevabı vereceğini biliyordu. Ancak bu cevabı almak onu çok mutlu ediyordu. O yüzden her kahvaltı da muhakkak soruyordu.

 

Birlikte hazırladıkları kahvaltıları bahçeye taşıdılar. Bahçe o kadar güzeldi ki gözleri kamaştırıyordu. Gül, lale, menekşe, papatya çiçekleriyle dolu mis gibi bir bahçeydi. Müslüman prenses çiçekleri koklamadan hiç sofraya oturmazdı. Her zaman ki gibi çiçeklerini koklamış ve kahvaltısına oturmuştu.

-Annecim ben bu peynirden yemesem olur mu? Dedi prenses.

-Neden kızım?

-Peynir yiyemiyorum annecim, deyip yüzünü düşürdü.

-Bak kızım. Bugün yiyemediğin peynire yarın muhtaç olabilirsin. Şimdi zenginiz diye çok güvenme. Aslında biz zengin değiliz. Zengin olan tek varlık Allah’tır. Bize bunca nimeti verdiği gibi almasını da bilir. Eğer sen bir peynire hoşlanmıyorum dersen, Allah’a nankörlük yapmış olursun. Bu peyniri bulamayanlar da var. Bir de onları düşün olur mu kızım?

-Haklısın annecim. Bundan sonra peyniri sevmek için de dua edeceğim.

Annesinin sözlerinden sonra peyniri zorla yemeğe başlayan Prenses çok dua etmiş. Günler sonra peyniri sevmek için ettiği dualar kabul olmuş ve artık peynir yiyebiliyormuş.

Kahvaltısını edip bulaşıkları yıkamak için annesine yardım eden güzel prenses hazırlanmaya başlamış. İhtiyaç sahiplerini ziyaret edecekti. Annesi biraz rahatsız olduğundan dolayı bu kez tek başına gidecekti.

-Ben çıkıyorum annecim Allah’a ısmarladık.

-Allah’a emanet ol kızım. Çok geç kalma olur mu?

-Tamam annecim.

Müslüman prenses çantasını alıp yola koyuldu. Bir de ne görsün. Yedi kız kardeş sokak da kavga ediyor. Önce ne olduğunu anlamaya çalışmak için onları uzaktan seyretmeyi tercih etti.

Hepsi bir ağızdan bağırışınca sorunun ne olduğunu bir türlü anlayamadı. Yanlarına gidip;

-Kızlar beni bir dinler misiniz acaba?

Herkes merakla prensese baktı ve içlerinden biri;

-Sende kimsin? Dedi

-Ben yoldan geçerken kavga ettiğinizi gördüm ve çok üzüldüm. Acaba sorun nedir, neden kavga ediyorsunuz?

Yedi kardeşlerden ikincisi olan kız;

-Ya sen neden karışıyorsun ki kavgamıza. Sen gidebilirsin..

Kardeşlerden biri sessizce diğerlerine fısıldadı;

-Ben bunu tanıyorum. Bu çok zengin bir ailenin prenses kızı..

-Sen zengin misin? Öyle duymuş kardeşim diye sordu diğeri.

-Ailem zenginler ancak paranın hiçbir önemi yok ki. Ben sevgiye, dostluğa, Allah korkusuna önem veririm. Bugün paramız olur yarın olmayabilir.

Kardeşlerin hepsi birden gülmeye başladılar.

-Bizimle dalga mı geçiyorsun sen.

-Tabi zengin ya ne beklersin.

-Sen zenginsin bizi anlamazsın ki.

-Senin şimdi çok eşyaların vardır, çok oyuncakların vardır.

Prenses bu sözler karşısında çok üzülmüştü. Aslında onları barıştırmak istiyordu ama yanlış anlaşılmıştı. Hiçbir şey demeden yanlarından ayrıldı. İhtiyaç sahiplerini ziyaret etmeye gitti.

Yedi kardeşler sessizce giden prensesi görünce biraz üzülmüşlerdi. Kırdıklarını fark ettiler. O sırada yanlarına anneleri geldi.

-Hayırdır ne bu haliniz bakalım. Neye şaşırdınız bu kadar?

Hepsi bir ağızdan;

-Prensesi tanıyor musun anne?

-Evet ne olmuş prensese dedi anne..

-O prenses çok zenginmiş. Biz kavga ederken yanımıza geldi ve çok üzüldüğünü söyledi. Tabi bizde inanmadık. Sonuçta şımarık biri dimi anne?

-Siz ne yaptınız böyle? Prensesi tanımadan ön yargıda bulunmuşsunuz. Ne dediniz kim bilir. Ah kuzularım ah. Kırdınız güzel bir kalbi. O Prenses çok zengin ama herkese yardım eder. Kendisine hiç eşya, oyuncak almaz. Gider olmayanlara alır.

-Biz bilmiyorduk ki. Ama neden biz zengin değiliz de o zengin?

-Zengin olmak da fakir olmak da güzeldir canım kızlarım. Zenginsen birilerine yardım edersen çok güzel bir duygu. Fakirsen  aza şükredip, çoğu gördüğünde kıymetini bilirsen güzel bir duygu. Azı bulunca kanaat eden, çoğu bulunca yardımda harcayan insanlar olduğumuz zaman hiçbir kıskançlık meydana gelmez.

Bu sözler karşısında kafaları karışan kardeşler çok pişman olmuştu. Hem fakirliğin hem de zenginliğin çok önemli olduğunu anlamışlardı. Ama kimseye yardımı dokunmayan zenginliğin, şükürsüz isyan dolu fakirliğin ne kadar kötü olduğunu da anlamışlardı.

Müslüman prenses canı çok sıkkın bir şekilde evine gelmiş olanları annesine anlatmıştı. Annesi kızını teselli etmiş üzülmemesi gerektiğini söylemişti. Derken kapı çaldı. Güzel prenses hemen başını örtüp kapıyı açtı bir de ne görsün;

-Senden çok özür dileriz iyiliklerin prensesi..

Yedi kardeşler ellerinde çiçeklerle özür dilemeye gelmişlerdi. Bunu gören Prenses çok duygulanmış ne diyeceğini bilememişti.

-Ben gerçekten çok şaşkınım.. Çok teşekkür ederim. Ne kadar güzel çiçekler bunlar.

-Senin bahçen çiçek doluymuş ama bunlar da bizden olsun dediler.

-Olur mu hiç öyle. Bahçem çiçeklerle dolu, evim eşyalarla dolu olsa ne olur. Eğer huzur, sağlık yoksa.. Sizin getirdiğiniz çiçekler benim için daha bir güzeller. Beni çok mutlu ettiniz. Hadi gelin odama çıkalım size vereceğim sürprizlerim var…

Hep birlikte prensesin odasına çıktılar. Bir ne görsünler her yerde kitap, Kur’an-ı Kerim var. Eşyalarda hiç pahalı durmuyor.

-İşte bu Kur’an-ı Kerim’leri size hediye ediyorum. Bir de bu kitapları. Okudukça beni hatırlarsınız olmaz mı?

Hepsi bir ağızdan;

-Sen gerçekten çok iyi niyetli bir prensesmişsin. Senin adın bundan sonra MÜSLÜMAN PRENSES olsun.. deyip gülüştüler..

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ