Seninle Buluşmaya Geldim

Seninle Buluşmaya Geldim

Bismillahirrahmanirrahim

  “İnsanlar hiç imtihan edilmeden (sadece) iman ettik! demeleriyle (kendi hallerine) bırakılabileceklerini mi sandılar?”… ANKEBUT SURESİ 2.AYET

  İnsan hayatında bir çok neden niçin sorularına cevap veren muhteşem bir ayet.  Evet anlıyoruz ki yalnız iman ettik  dememiz yeterli olmayacaktır. Elbette imtihanlara tabi tutulacağız.. Bu imtihanlarımızı dünya sınavından geçip ahiret refahı için verilen mücadeleler olarak görebilirsek o vakit algılarımızda değişecektir, sabrımızda yetecektir zorluklara biiznillah..

  Allah (cc) kuluna taşıyamayacağı yükü yüklemeyeceğinin müjdesini verirken acaba insanoglunun bu tükenmişliği nedendir dersek, teslimiyeti tevekkülü unutmalarımız çıkıyor karşımıza…

  Neden teslim olamıyoruz?.. İnsan tanımadan teslim olamaz da ondan…Rabbimizi ne kadar tanıyoruz desek? Şöyle bir anlat denilse inandığın Allah’ı… Cümlelerimiz yalın ve kendini tekrar eden bir halden öteye geçemiyorsa ne yazık.. Oysa seven sevdiğini nasıl anlatamaz, ya da tanımıyorsa nasıl sevdiğini iddia edebilir?….

  Hayatımızda Rabbimizi tanımaya dair ne çaba veriyoruz diye bir muhasebe edelim kendimizi… Zaman yokluğundan, hayat telaşından dem vuracaksak, üniversite sınavına giren bir genci düşünelim.. Sınav müddeti içinde sınav harici ne varsa onunla ilgilense.. Çay, kahve içse hayaller kursa..

 O bir kaç saatlik sınav süresince yapması gerekeni yapmayıp başka işlerle meşgul olan o gencin sınav sonrası EYVAH etmesi ne kadar makul karşılanabilir… Okul başlayınca anne babaların artık oyun, televizyon yok. Okul zamanı, derslerine çalışmalısın. Bu senin geleceğin için, sözlerini biliriz…. Peki ya kulluk gayemiz, ya ömür sınavımız… Biz o geri dönüşü olmayan sınava ne kadar önemle hazırlanıyoruz…

 Rabbini tanımayan insanın yüzü hep bu dünyaya dönüktür.. Hayalleri hep bu alemde olur.. Bu yüzdende yüzünü güldürende bu dünya hayatına dairdir, gönlünü umutsuzluğa iten sebepler de..

 İmtihan nedir? Nedendir?…. Bir anne düşünün evladına zırh olur adeta ona zarar gelmesin diye… Ama aynı anne hastalandığında kendi elleriyle ağlayacağını, canının yanacağını bildiği halde evladını iğne yaptırmak için hemşirenin ellerine teslim eder…

 Şimdi bu anne merhametsiz midir artık? HAYIR… Bazen bir acı, ardında umulmadık menfaatler barındırır.. Bunu peşin dünya menfaatine alışmış bir kalbe anlatmak zordur, ama imkansız değildir….         Gönüllerimiz Rabbi Rahimimiz ile buluşmaya başlayınca elemler lezzetlenir… Seven sevdiğinden gelene EYVALLAH der, hele ki sevilen sevdiğine ardında binlerce güzellikler hazırlıyorsa… Tanınmaya, anlamaya çalışmaya en layık olan YÜCE RABBİMİZİ en samimi duygularımızla tanımaya niyet edelim bugünü fırsat bilip… Henüz nefes alıyorken sil baştan yapalım bildiğimizi zannettiklerimize…

  Ey merhametliler merhametlisi Rabbim! Tüm yanılmışlıklarımı yanıma alıp, acziyetimi haykırarak Seninle buluşmaya geldim.. Aç gönlümü Zatına ve buluştur beni de MUHABBETULLAH‘ınla… diyelim İNŞAALLAH…..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ